Alanya haber, alanya tv , alanya televizyonu, kanal alanya
BİRİ BİZİ GÖZETLESİN...
Özgür Yılmaz

BİRİ BİZİ GÖZETLESİN...

Alanya'da her yıl binlerce farklı olay meydan geliyor, polis ve jandarma bunlar için farklı suç numarası veriyor. Binlerce olayın bir kısmı neredeyse hiç çözülemiyor, bir kısmı ise samanlıkta iğne arar gibi sürdürülen mücadele sonunda çözüme kavuşuyor.

Aslında neredeyse tamamının çözüme kavuşmaması için ortada bir engel olmamalı.

Şehrin tamamının MOBESE ile donatılması, işyerlerine güvenlik kamerası takılması ve yeterli aydınlatmanın olması çözüm ve caydırıcılık açısında çok önemli.

Gel gör ki ilçe merkezinde sadece sahil hattında MOBESE konusunda altyapı bulunmakta. Tosmur ve Okurcalar'da dönemin belediyeleri tarafından ilçe merkezine nispeten kaliteli güvenlik kameraları kondu. Alanya'da yaya ve araç trafiğinin vızır vızır  işlediği 25 Metreli Yol, Alaiye, Haceti, Yayla Yolu, Oral Sokak (Hal Kavşağı), Eşraf Kahvecioğlu (Büyük Otel), Çimen Otel Caddesi gibi güzergahlarda ise kamera yok...

MOBESE sisteminin olmaması, en çok da suç işleme eğilimindeki kişilere hizmet ediyor. Polis ve jandarma suçu önleme gayreti içerisinde olsa da, sayıca az olmaları ve arazinin geniş olması nedeniyle  bazen aksamalar yaşanıyor.

Gerek devleti, gerek siyasi otoriteyi, gerekse sivil toplum kuruluşunu temsil edenler turizme zararı olacak herhangi bir olay yaşandığında sıcağı sıcağına güvenlik kamerası konusunda kararlar alıyor.

2010 yılında sezonun en cıvıl cıvıl olduğu döneminde Kleopatra plajında "Zerdeşt" kod adlı teröristin patlattığı bomba ile 2'si Danimarkalı 3 kişi yaralandı. Olayın hemen ardından şehrin MOBESE ile donatılması gündeme geldi. Sadece plaj kısmı ALTİD tarafından kameraya kavuşturuldu. (Yoktan iyidir)

Peki sonra! Herkes kendi yoluna... Bahsettiğim patlamada Atatürk CaddesindeKİ kameralardan sadece motosikletin geçtiği gölge olarak görünüyordu. İğneyle kuyu kazarcasına yürütülen araştırma sonunda Abuzer Doymaz İstanbul'da yakalanmıştı.

Yaz boyunca neredeyse her gün bir kaç yerli ve yabancı karakollara hırsızlık veya kapkaç mağduru oldukları yönünde şikayete gidiyor. E tabi ki o şikayetler karakolla sınırlı kalmıyor. Turistler konsolosluk ve büyükelçiliklerine durumu bildirmesiyle kalsa yine iyi. Bir de ülkesine dönünce başına gelenleri ballandıra ballandıra anlatıyor. Güvenlik sorunu yaşandığı mesajını veriyor.  Sonra turist gelmiyor sen olsan gelir misin kardeşim?

Diyeceğim o ki bu şehir sadece plajdan ibaret değil. Sadece elim olaylarda bu kamera işini aklımıza getirmesek. Hazır sezon bitmişken kaymakamlık, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve esnaf topyekun bir güvenlik seferberliğine çıksa. Sahil şeridi dışındaki caddelere MOBESE konsa. İş yerlerinin iç ve dış kamerası hem o işyeri hem de genel güvenliğe katkı sağlamak amacıyla gece görüşüne uygun olarak takılsa.

Kuyumcuya hırsız girer kamera var görüntü yok. Niye? Kameraların hepsi aynı noktada şüpheli kameranın açısında değil. Markete hırsız girer kamera var  kayıt yok. Fırında hırsız girer kamera oyuncak. Restorana hırsız girer kamera var ama kayıt cihazı yok y ada bozuk.. Umursamazlık böyle devam eder giderse daha çok musibet gelir başımıza. Sonra yetiş polis- jandarma diye ararız.  Gel gör ki delil yoksa şüpheliyi bulmak için debelenip dururlar...

E birde yeterince sokak aydınlatması yoksa ara sokaklarda, parklarda tenhalarda tam da hırsızın, uğursuzun arayıp da bulamadığı ölü noktaları kendi elimizle oluşturmuş oluruz.

MOBESE işi yüz tanıma sistemli vs olma şansı da var ama bunu geçtim artık.

Biri sokağı gözetlesin suçlular enselensin.