Alanya haber, alanya tv , alanya televizyonu, kanal alanya
“Berber dükkanında klasik müzik dinlemek”
Coşkulu Kalem

“Berber dükkanında klasik müzik dinlemek”

Berberde boynunuza masaj  yapılırken bir senfoni çalsa mesela...

Fena fikir değil sanki.

Mahalle berberi ise gittiğiniz, Müslüm Baba’dan,

Çarşı berberi ise, biraz daha yumuşak bir müzik,

Yaşı biraz genç ise Mustafa Ceceli seçenekler arasında olabilir...

İdare edin artık.

Zaten ben de bugün size berber  dükkanı  hikayelerinden söz etmeyeceğim.

Herşeyin, doğası içinde değer bulduğunu, yerinde ve doğru yapılırsa anlamlı olacağını anlatmak maksadım.

 “Berber dükkanında klasik müzik dinlemek” cümlesi de bana ait değil, bir bilim insanından…

Üniversitede öğrenci konseyi seçimi varmış.

O ana kadar seçim olduğundan habersizken, gelen whatsapp mesajıyla anladım ki, ALKÜ’de sıkıntılı bir seçim var.

AK Parti İl Gençlik Kolları Üniversiteler Başkanı Gökay Daşdelen imzalı mesaj da diyor ki: AK Parti Antalya İl Gençlik Kolları Üniversiteler Başkanlığı olarak hazırlanmakta olduğumuz Üniversite Öğrenci Konseyleri seçimlerinin ciddi bir şekilde takipçisiyiz.

Bu seçimlere demokrasinin getirmiş olduğu bütün haklarımızla çalışıyor, Antalya ve İlçelerimizde yapmış olduğumuz seçim çalışmalarını başarıyla devam ettirmekteyiz.

Öğrenci Konseyi Seçimlerinin birer Demokrasi Şöleni'ne  dönüşmesi için tüm gayret ve hassasiyetimizle süreci yönetiyoruz. Ancak her sene olduğu gibi Bu süreçte de bazı Siyasi Partilerimizin Gençlik Yapılanmaları yine şiddet, baskı ve tehdite dayalı bir anlayış içerisinde süreci gölgelemek ve demokratik bir seçim ortamını baltalamak adına tüm gayretini icra ediyor.

Mesajı iyice okuyup alıcı adresi anlamaya çalışırken;

Alanya Ülkü Ocakları Başkanı Erhan Çınar’ın açıklaması geldi. Diyor ki: Yarım asra yakın var olan Ülkücü Hareket, hayatımızın içinde olduğu kadar liselerde, üniversitelerde de varolmuş ve varolacak. 
Yurdun dört bir yanındaki teşkilatlarımız aktif ve sistemli bir şekilde geleceğimiz olan öğrencilerimiz için çalışıyor, gurbete gelen kardeşlerimiz için elinden gelenin en iyisini yapıyor. Bunların dışında teşkilatlarımız üniversitelerde vatan hainlerine karşı da mücadele veriyor. 
Dünden bugüne 'Ferman Başbuğ'un Fakülteler Bizimdir' felsefesiyle üniversitelerdeki teşkilatlarımız aktif olarak faaliyetler yapıyor. Konsey seçimleri de bunun bir örneği. Göreve geldiğim günden beri bölgemiz üniversitelerindeki konsey seçimlerinin takipçisi olduk. Üniversitelerde aktif ve sistemli bir şekilde yapılanmak için üniversitedeki kardeşlerimize her türlü imkanı sağlamaya çalıştık. Yeni konsey seçimlerinin de takipçisi olacağız.”

Genel seçim var, parti liderleri seçmenine mesaj veriyor algısı uyandırdı açıklamalar bende.

“Öğrenci konseylerinin amacı nedir?” dedim ve araştırdım.

Kuruluş ve seçim tüzüğünde amaçlar bölümü aynen şöyle “Bu yönetmeliğin amacı üniversitelerin ön lisans ve lisans programlarına kayıtlı öğrencilerin eğitim, sağlık, spor ve kültürel ihtiyaçlarının karşılanmasında öğrencilerin görüşlerini belirleyerek, yönetim  organlarına bildirilmesi ve yönetim organları ile öğrenciler arasındaki iletişimi oluşturmak amacı ile kurulacak olan Öğrenci Konseyi’nin kuruluş ve çalışma esaslarını düzenlemektir. Bu yönetmelik, 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun Üniversitelerarası Kurula verdiği yetkiye dayanarak hazırlanmıştır.”

Aslında mesele açık; tüzüğü var, şekli, çalışma prensibi belli. Hepsinden önemlisi de amacı; eğitim, sağlık, spor ve kültürel aktiviteler için öğrenci taleplerini karşılamaya yönelik. Bir anlamda üniversitenin sosyal yönüne değer katacak çalışmalar yapmak.

Gökay Daşdelen ve Erhan Çınar’ın mesajlarına bakıldığında ise amaç tamamen siyasi yapılanma.

Peki oldu mu şimdi?

Düne kadar Ülkücü gençlik ile HDP’li gençlerin karşı karşıya olduğu durumlar yaşanırken, bugün nasıl oldu da AKP gençliği ile Ülkücü gençlik karşı karşıya.

Hani üniversiteler ilim irfan yuvası olmalıydı.

Bırakın oralarda gençler ocu, bucu, şucu olmadan kendisi olsun.

Eğitimini tam manasıyla alsın, geleceğe yön verecek zeka ve zihinler olarak mezun olsun.

Siyasete ilgisi olan da partilerin gençlik kollarında çalışsın.

Üye olsun, siyaset yapsın…

Vakıf üniversiteleri gibi olsun devlet üniversiteleri de.

Siyasal yapılanma yuvası, ilgi alanına göre gönüllü toplulukları olsun…

Eğitimi aksatacak kutuplaşmalardan kaçınıp, özgür ve özerk yapı içinde insan donanımını artırmaya yönelik çalışmalar yapılsın.

Siyasi partilerden beklentim budur  benim…

Yani kısaca “Berber dükkanında  klasik müzik dinletme” çabasında olmamalıyız…