Alanya haber, alanya tv , alanya televizyonu, kanal alanya
Moskova yasağı
Coşkulu Kalem

Moskova yasağı

Moskova’da düzenlenen Türk Festivali’nin külfeti belediyelere yüklendi,

Nimetini inşallah turizm sektörü yer…

Antalya’nın temsili  için  valinin  bizzat  alakadar  olduğu Moskova’daki Türk Festivali’ne son dakika bir kararla turistik ilçelerin belediye başkanlarının gitmesi engellendi.

Engellendi diyorum, çünkü; OHAL gereği belediye başkanlarının rahatça yurt dışına gidemediklerini, başkanların Vali’nin teşvik ve önermesi ile gerekli izin başvurusunu yaptığını ve İçişleri Bakanlığı’nın izin verdiğini biliyoruz.

Başkanlar,  valizini hazırlamış yola çıkacakken; Valilikten gelen güvenlik alarmı gerekçesi ile Moskova’ya gidemeyeceklerini öğrendiler.

Başkanların bireysel güvenliği mi?

Şehirlerinde yaşanabilecek her hangi bir olayla ilgili güvenlik sorunu mu?

Festivalin güvenliği mi? Bu üç soru aklıma takıldı.

Başkanların bireysel güvenliği ise, Moskova’ya kadar gitmelerine gerek yok.

Başkanların şehirlerinin güvenliği ise, nasıl bir risk altındayız?

Tüm bu soruların yanıtını umarım Antalya Valiliği verir.

Derken, festivale Antalya Valisi’nin gittiğini öğrendim.

Peki güvenlik riski var ise bu durum Antalya Valisi için de geçerli değil mi?

Sonra öğrendim ki, başkaca kamu personelleri de Moskova’ya gitmiş.

O zaman ortada ciddi cevaplanması gereken sorular var.

Zira, o başkanlardan bir tanesi de Alanya Belediye Başkanı.

Alanya’nın yaklaşık 80 bin dolar harcadığı bu festivalde niçin belediye başkanı ile temsil edilemediğini öğrenmek bizim hakkımızdır!

 “Türkiye güvenli bir ülkedir, turistik şehirlerimiz daha da güvenli” mesajı vermemiz gereken bir zamanda, “güvenlik riski” nedeniyle belediye başkanlarını yurt dışına göndermemek, kendimizi anlatmak için yeterince zorlaştırılmış bir durumdur bence.

İHBAR DÖNEMİ

Alanya İskelesi’yle başlayan, Alanya Şoförler Odası ile devam eden ihbarlara kulak tıkamamalı.

Neydi bunlar? diyecek  olursanız, anlatayım.

Önce Yatçılar ve Gezi Tekneleri Kooperatifi’nin yöneticileri çığlık attı “İskele’de hanutçuluk var, teknelerde uyuşturucu satanlar var, turiste kalitesiz hizmet veriliyor” diye.

Bu açıklama bana göre cesurcaydı. Çünkü “Ayranım ekşi” deme devri çoktan geçti bizim toplumda.

Geçtiğimiz günlerde ise Alanya Şoförler Odası Başkanı Ali Akkaya bir açıklama yaptı.

“Alanya’da taksicilerin iki sorunu var. Biri denetimsizlik. İkincisi merkezdeki taksi yoğunluğu” diyen Ali Akkaya “Turist kandırılıyor” deyiverdi.

İki meslek örgütü, iki sivil inisiyatif, ikisi de kendi meslek gurubunun sorunlarında kaygılı, ikisi de denetim yetersizliğinden, otorite boşluğundan şikayetçi bir şekilde ortaya koydular sorunlarını.

İki açıklamanın benzer ve ortak noktası; otoritenin kendini yeterince hissettirmediği sonucu.

Sektör kötüye gittikçe, pastadan pay azaldıkça daha da su yüzüne çıkan bu sorunlar

belki hep vardı. Belki bu kadar hissedilmiyordu, çünkü herkes bir şekilde geçimin yolunu bulmuştu. Şimdi ise çıkarlar birbirine dokundukça, toplumsal düzeni sağlayacak mekanizmaların eksikliği anlaşıldı.

Zira, içinde devlet denetimi ve düzenlemesi olmadan getirilecek çözümler, hep birilerine hizmet edeceğinden, yeni sorunlara da davetiye çıkarmak anlamına gelecektir.

Evet, şimdi, bugünlerde, tam da dibi görmüş yukarı çıkma çabası içinde iken, şapkayı çıkartıp önümüze koyma, daha dürüst ve samimi şekilde “Nerede yanlış yaptık” deme zamanı. Yanlışları konuşmadan doğruları bulamayacağımız gerçeği ile toplumsal düzenin devamlılığından sorumlu, devletin temsilcisi valilik, kaymakamlık ve yerel yönetimlerin ortak mücadele noktasında birleşmesi gerektiği inancındayım.

Zira hiç bir döneminde Alanya’nın bu kadar sahipsiz, otoritenin bu kadar sessiz olduğunu  hatırlamıyorum. Babalar Günü mesajı yayınlayan devlet temsilcilerinin toplumsal düzeni bozacak olaylara karşı da hemen, acilen bir şeyler yapması, konuşması anlatması gerektiği inancındayım.