‘Bu Bütçe Emekçiler İçin Kuru Ekmek Bütçesi’

Türkiye’de emekçi kesimlerin ve yoksulların zor bir süreçten geçtiğini belirten Koca, “İşçiler, emekçiler, işsizler, emekliler, küçük esnaf kısacası ülkenin tüm  yoksulları pandemi ve pandemi ile gittikçe derinleşen kriz koşullarında hem sağlıklarını hem de  işlerini ve gelirlerini kaybediyor. 
Buna rağmen ülkeyi yönetenler pandemi tehdidi karşısında tüm sorumluluğu vatandaşlara yıkmaya devam ediyor. Bir taraftan “maske, mesafe, hijyen” nakaratları,  ’evde kalın’ çağrıları, “evde hayat var” kampanyaları tam gaz sürdürülüyor. Diğer taraftan binlerce kişinin çalıştığı fabrikalarda, iş yerlerinde ter döken işçilere, emekçilere ‘Siz evde değil, işte kalın. Fiziksel mesafeyi korumanız imkansız da olsa otobüsle, minibüsle, metroyla her koşulda işe gidin. Çalışmasanız size hayat yok’  deniliyor. Büyük şirketlerin vergi borçlarını sıfırlayanların açtığı her paketten bizim payımıza sadece borç yükümüzü daha da ağırlaştıracak krediler düşüyor. İşçilerin, emekçilerin, dar gelirlilerin  “salgından veya açlıktan ölme” tercihine mahkum bırakıldığı bu ağır koşullarda 83 milyon olarak hepimizin geleceğini yakından ilgilendiren bütçenin parlamentodaki görüşmeleri devam ediyor.
Ülkede yoksulluk, işsizlik, çaresizlik had safhada. Milyonlar işsizlikten, hayat pahalılığından intiharın eşiğine sürükleniyor. Tüm bunlara rağmen bu ülkenin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Türkiye’de yoksulluğun sorun olmaktan çıktığını söyleyebiliyor. Hızını alamayan bir başka iktidar milletvekili ise “Millet kuru ekmek yiyorsa demek ki aç değil” diyebiliyor. Maaşlarımızdan, ücretlerimizden kesilen, attığımız her adımda ödediğimiz vergilerin nereye, kime harcanacağına dair bize hiçbir söz hakkı tanınmadı. Oysa 2021 yılı bütçesi emekçi kesimler ve dar gelirliler için bir acı reçete, kuru ekmek bütçesi” dedi. 
 
“PANDEMİ İLE İŞSİZLİK DERİNLEŞTİ”
Bütçenin asıl kaynağı olan işçi ve emekçilerin yaşadığı iş ve gelir kaybını giderecek, acil ekonomik ve toplumsal ihtiyaçları karşılayacak tek bir önleme yer verilmediğini dile getiren Koca, “Siyasal iktidar emekçilerin taleplerine karşı o kadar duyarsızlaştı ki, Covid-19’un sağlık emekçileri için meslek hastalığı kabul edilmesine bile kulaklarını tıkadı. Salgına karşı canı pahasına mücadele edenlerin bu haklı talebi ‘maliyet’ olarak görülürken, Milli Piyango’nun ve at yarışlarının KDV’si sıfıra indirildi. Böylece buraları devralanlara halkın cebinden 65 Milyar TL servet transfer ediliyor. Pandemi ile derinleşen işsizlik, hayat pahalılığı, yoksulluk cenderesinde sıkışan emekçilerin, halkın sırtına yıkılan yükü daha fazla büyüten bu sermaye, rant, savaş ve yağma bütçesi bizim bütçemiz değil. Kamusal hizmetleri geliştirecek, salgın süresince iş ve gelir kaybına uğrayan kesimleri destekleyecek halktan, emekten yana bir bütçe oluşturulmalı” diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.